İşte Recep İvedik 3'ten ilk kareler...

Şubat'ta vizyona girecek olan Recep İvedik 3'ten ilk kareler basına yansıdı...

Şahan Gökbakar’ın “Recep İvedik” serüveni üçüncü filmle devam ediyor. Kabalığı ile ünlü karakter, yeni filmde üniversite öğrencisi olarak seyirci karşısına çıkacak.

Şubatta vizyona girecek

Şahan Gökbakar’ın bir skeç karakteri olarak yaratıp ardından sinemaya taşıdığı “Recep ıvedik”in maceraları devam ediyor. Serinin ilk iki filmiyle milyonlarca kişiye ulaşan Gökbakar, zaman kaybetmeden üçüncü filmin startını verdi. 12 şubat 2010’da vizyona girmesi planlanan filmde Recep ıvedik, hiç umulmadık bir mekanda ortaya çıkacak.

Öğrencilerin kahramanı

Kabalığıyla meşhur karakter, yeni filmde yalnızlıktan ve iç sıkıntısından kurtulmak için üniversiteye giriyor. Ders sırasında profesörle girdiği diyalogla sınıf arkadaşlarını gülmekten kırıp geçiren ıvedik, bir anda üniversitenin en sevilen kişisi, bütün öğrencilerin de kahramanı oluyor.

YENİ FİLMDEN İLK FOTOĞRAFLAR


 

 

 

HABER 3

Yılmaz'ın Neşeli Hayat'ı

Yılmaz Erdoğan'ın son filmi Neşeli Hayat ile ilgili yorum yapan Haşmet Babaoğlu, bakın neler dedi...

Yılmaz Erdoğan'dan yeni bir Vizontele veya Organize İşler bekleyenleri Neşeli Hayat fena şaşırttı.
BKM Mutfak ekibi oynuyor diye "çok eğlenceli hareketler" beklerken bir yoksulluk hikâyesiyle karşılaşıp hayal kırıklığına uğrayanlar da var. (Benim gittiğim seansta sanırım bu yüzden arka sıramda oturan takmış takıştırmış çiftlerin, kalabalık delikanlı gruplarının tamamı beş dakika ara olunca çekip gittiler!)
Doğrusu ben Yılmaz Erdoğan'dan epeydir böyle bir film bekliyordum.
Böyle sakin biçimde hayata dokunup geçen; hüznü de, neşesi de usul usul içe işleyen bir film bekliyordum.
Ona yakışırdı!
Yakıştı da...

***

Tabii benim de şaşırdığım şeyler var...
Birincisi...
Filmin ana karakteri Rıza Şenyurt'u izleyince gözlerindeki "perde" kalkan meslektaşlarıma şaşırdım. Yahu Nişantaşı'yla İstinyepark arasında gide gele, bu kadar mı koptunuz dünyadan? Bu dünya Rıza gibi hep itilip kakılan ama yine de edebini bozmayan yoksul çoğunluk sayesinde ayakta duruyor!
İkincisi...
Adında "neşe" var diye...
Arada güldürüyor diye...
Filmi gerçekten neşeli bulanlara şaşırdım.
Üçüncüsü...
Filmde sosyal, sınıfsal, kültürel farklara öyle dokundurmalar var ki, müthiş! Ama "çoktandır unutmuştuk sınıf çatışmasını... Vallaha iyi geldi" diye yazanlara şaşırdım.
Çünkü filmde sınıf çatışması falan değil, "çatışamaması" var!

***

Beni şaşırtan son şeye gelince...
Filme dair bir özellik bu!
Gün gelecek, bir Yılmaz Erdoğan filminin finaline "Hıncal Uluç ruhu" girecek, kanırta kanırta umut aşısı yapılacak, denseydi...
"Gidin işinize, dalga geçmeyin!" derdim.
Tamam! Neşeli Hayat nihayetinde bir Noel Baba hikâyesi anlatıyor. Hatta Frank Capra'nın "Its'a Wonderful Life" adlı filminin yanı başında bir yere mevzilendiği bile söylenebilir.
Yine de Yılmaz'ın masal anlayışıyla, Hıncal Abi'nin masal anlayışının pek farklı olduğunu sanıyordum.

***

Filmimizin kahramanı Rıza Şenyurt hani biraz da günah çıkartır gibi diyor ya...
"Gözünü yükseğe dikince aşağılarda darlanıyor insan!"
Bu aslında Rıza gibi iki göz odada yaşayanların değil, orta sınıfa özgü "kaybedenler" in sözü olsa gerek.
Yanılıyor muyum Yılmaz?
Çünkü aşağılar hep dar!
Gözünü nereye çevirsen fark etmez!
Oralarda darlanmamak çok zor!

 

Haşmet Babaoğlu - Sabah

Ejder Kapanı Fragmanı

Uğur Yücel’in yönettiği ve başrolünü oynadığı ‘Ejder Kapanı’ 22 Ocak’ta vizyona girecek.
Bu sevişme kriz geçirtti
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Uğur Yücel’in yönettiği ve başrolünü oynadığı ‘Ejder Kapanı’ 22 Ocak’ta vizyona girecek.

Filmin fragmanı sinemalarda gösterimde. Polisiye filmde, Kenan İmirzalıoğlu ve Berrak Tüzünataç’ın bir sevişme sahnesi var. Çekimler sırasında Tüzünataç’ın bu sahnenin çok sert olması yüzünden sinir krizi geçirdiği ortaya çıkmıştı.

İŞTE FİLMİN FRAGMANI..

Erkek karizmasını çizen film

7 Kocalı Hürmüz, biz erkeklerin saflığını nasıl da “ti”ye alıyor..

Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu, Cuma günü vizyona giren ve Nurgül yeşilçay'ın başrolünü oynadığı 'Yedi Kocalı Hürmüz' filmini köşesinde böyle değerlendirdi..

7 Kocalı Hürmüz, biz erkeklerin saflığını nasıl da “ti”ye alıyor. “Bir de yetmez, 4 tane diyen erkek babalanması için al sana cevap.” Bir filmin veya bir tiyatro oyunun başarısında, özellikle komediler için “işaretler” vardır.  Film ya da oyun, devam ederken zaman zaman alkışlarla kesiliyor mu? Kesiliyorsa hiç yanıltmayan izleyici notudur bu. “7 Kocalı Hürmüz”ün ilk gece gösteriminde daha film akarken zaman zaman alkışlar kopuyordu. Sonunda ise alkışlar patladı.

BU FİLM KESİN GİŞE YAPAR
“7 Kocalı Hürmüz” için ilk söz: “Bu film iyi gişe yapar.”
Sadık Şendil tarafından kaleme alınan “7 Kocalı Hürmüz”ün 1963’ten başlayarak tüm film ve tiyatrolarını gördüm. Hepsini izlerken ve bittiklerinde salondan (Açıkhava tiyatrosu dahil) çıkarken keyifliydim.
Yapım yıllarının en güzel ve en çekici kadınları “Hürmüz” olurdu. Yaprak yeşili iri gözleriyle Ayten Gökçer, iri kara gözleri ve muhteşem güzelliğiyle Türkan Şoray harikaydılar. Dönemlerinin ünlü jönleri, karakterleri, komedyenleri de oyunu kanatlandırdılar. Efkan Efekan, Öztürk Serengil, Nejdet Tosun ve diğerleri. Bu sonuncusu da geleneği bozmadı...

NURGÜL FİLMİ ALDI GÖTÜRDÜ
Şu sıralar Türk sinemasının bu role uygun “en güzel genç yüzü” Nurgül Yeşilçay, altını çizerek belirteyim, “başarılı.” Beden dili, şive ve dil oyunları, ani değişimleri kusursuz yansıtışı ile filmi aldı götürdü. Fransız komedilerindeki koca, âşık ve sevgili üçgeninde sürpriz karşılaşmalar ve onları odalara, dolaplara tıkmalar.
“7 Kocalı Hürmüz”de daha fazla sayıyla kahkahalara çağrı yapıyor.

GÜLSE ŞAPKA ÇIKARILACAK BİR KADIN
Gülse Birsel şapka çıkarılacak kadın. Osmanlı döneminin çöpçatan kadınını çıtayı daha da çekerek oynuyor. İkinci başrol oyuncusu görünmemek için çaba gösterir gibiydi. Mehmet Ali Alabora “Kâtibim” şarkısının klibinde oynasa tıklama rekoru kırar. Polis Memoli iyi de Osmanlı genç doktorunu da nasıl güzel oynuyor...
Nurgül şarkılarda da iyiydi. Diğer karakterler ve özellikle mahallenin dedikoducu üç ihtiyarı, “üç sempati ışığıydı...” Farklı şarkılar da dikkat çekiyor.

Baştan sona “dekor mahallede” çekilmiş “masal film” lezzetinde zaman akıyor. Yeni yeni nasıl da güzel nükteler yerleştirilmiş. Bunlarda Gülse’nin parmak izleri olabilir.  Yönetmen Ezel Akay senaryoya “Ezop” adını koyarak, İstanbul masalının işaretini daha baştan veriyor. Filmi fazla sesli bulanlar olabilir ama bu bir müzikal. Hint müzikalleri baharatıyla tat verilmiş. Osmanlı Dönemi’ni yansıtan filme “Batı Yakası Hikâyesi” rüzgârları estirilecek değildi ya...

'Yahşi Batı' filmi FRAGMANI

Merakla beklenen Cem Yılmaz'ın son filmi Yahşi Batı'nın fragmanı yayınlandı. İşte Cem Yılmaz'ın merakla beklenen Yahşi Batı filminin fragmanı!

İşte Cem Yılmaz'ın 'Yahşi Batı' filmi FRAGMANI

Aziz Bey, yani Cem Yılmaz ile Lemi Bey (Ozan Güven), 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika’ya giderler.

Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika’ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler.

Malumunuz Vahşi Batı’da posta arabaları haydutlar tarafından hep soyulur.
 

İşte Lemi Bey ile Aziz Bey de bu kaçınılmaz sona uğrarlar. Önce ellerinden elmas taş gider. Sonra da paralarını kaptırırlar. İşte film de asıl bu noktada başlar.

İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar toparlamak için ödül avcılığı yaparlar.

Tabii çeşitli cinliklerle. Gördükleri ‘Wanted’ ilanlarını kendilerine uyarlayıp, sırasıyla aranan haydutların yerine geçer ve ödül avcılığıyla para kazanmaya çalışırlar.

Biri haydut olur, diğeri onu yakalar. Tabii başlarına her defasında binbir olay gelir. Bir defasında da Calamity Jane vari, kadın silahşör rolünü canlandıran Demet Evgar ile karşılarlar.

Tam canlarından olacakken Aziz Bey (Cem Yılmaz) birbirinden komikliklerle aslında ödül avcısı olmadıklarını, Lemi Bey’in (Ozan Güven) haydut olmadığını, ikisinin de Osmanlı olduğunu anlatmaya çalışır.




Webmaster