« Önceki | Sonraki »

3/7/2009

Ağustos'ta moda şöleni

İstanbul, “İstanbul Fashion Days” ile dev bir moda şölenine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.



İTKİB ve Moda Tasarımcıları Derneği’nin işbirliği ile gerçekleştirilecek “İstanbul Fashion Days” (İstanbul Moda Günleri), Türk moda tasarımcıları ve hazır giyim markalarını ilk kez aynı çatı altında toplayacak. Etkinlik , 26-29 Ağustos’ta İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla binasında düzenlenecek.

Ünlü moda tasarımcıları ve Türk tekstil sektörünün dev markalarının katılacağı etkinlik süresince toplam 24 defile yapılacak. Tanınmış modellerin de podyuma çıkacağı bu dev moda etkinliğinin her yıl iki kez yapılması planlanıyor.

HABER 3

3/7/2009

Anızdan çerezlik tabak yaptı

Plastik tabak devrini kapatacak buluş! Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mengeloğlu, buğday nişastasından tabak yaptı.

Anızdan çerezlik tabak yaptı

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mengeloğlu tarafından TÜBİTAK destekli yürütülen projede nişastadan çerezlik tabak üretilerek, plastiğin yerine geçecek ürün elde edildi. 

Doç. Dr. Mengeloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK destekli projeye bir yıl önce başladığını ve çalışmalar kapsamında konusunda İtalyan araştırmacı Prof. Dr. Salvatore Lannace'den de destek aldığını bildirdi.

Projenin gerek Türkiye'de, gerekse dünyada plastik ham madde kullanımını azaltmak olduğunu vurgulayan Mengeloğlu, plastiğin 150-200 yıl ömrü olduğunu belirterek, ''dolayısıyla dünyada üretilen plastik maddeleri göz önünde bulundurduğunuzda neticenin vahameti çok daha büyük diye düşünüyorum. Onun için burada araştırmacılara büyük görev düşüyor'' dedi.

Biyolojik olarak bozulabilen polimer kompozitlerin plastik yerine kullanılması gerektiğinin altını çizen Mengeloğlu, bu gerekliliğin çalışmasının çıkış noktası olduğunu anlattı.

TÜBİKAK'tan alınan 200 bin TL'lik yardım ile üniversitede küçük bir laboratuvar kurduklarını ifade eden Mengeloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İlk olarak tahıldan üretilmiş nişastadan biyolojik olarak bozulabilen polimer madde üretebileceğimizi düşündük. Yaptığımız çalışmalarla bir noktaya geldik. Yaptığımız deneylerde nişastayı kimyasal maddelerle karıştırarak ekstrüzyon makinesinde ısıttıktan sonra dışarı çıkartarak, plastik boncuk elde ettik.

Daha sonra elde edilen bu boncukları buğday sapından elde ettiğimiz unla karıştırarak kompozit maddeye çevirdik. Son olarak elde edilen bu maddeyi enjeksiyon makinesinden geçirerek daha önce oluşturduğumuz kalıplara göre üretim yaptık. Yaptığımız deneyde ilk olarak çerezlik tabak üretimi yaptık.''

Çalışmanın Türkiye'de bir ilk olduğunu vurgulayan Mengeloğlu, ''bu projenin bir diğer özelliği ise buğday nişastasından yararlanılacak kompozitlere buğday saplarından elde edilen unun katılmasıdır.

Bilindiği üzere ülkemizde atıl vaziyetteki buğday saplarının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Böylece çiftçilerimiz anız yakmaktan vazgeçecekler ve gerek ülke ekonomisine gerekse kendi bütçelerine katkı sağlanmış olunacak'' dedi.

AA-HABER 7

3/7/2009

150 trilyonunu kaybeden adam...

TOKİ, Seyrantepe Stadı inşaatı ihalesini dün sabah resmen iptal etti. İdare yeni bir ihale başlatıyor. Projeyi üstlenen Eren Talu'nun ise 86 milyon dolar yatırım ve 18 milyon TL'lik teminatı ise yanmış oldu.

150 trilyonunu kaybeden adam...

TOKİ; inşaatın iş programına göre yüzde 66 seviyesinde olması gerekirken yüzde 24'ler seviyesinde bulunduğu, işçi ücretlerinin zamanında ödenmediği, inşaatta herhangi bir çalışma olmadığı gerekçesiyle Seyrantepe Stadı projesini Eren Talu'dan aldı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Galatasaray Kulübü'ne Seyrantepe Spor Kompleksi yapımı için açılan ihalede, ihale şartnamesi ve sözleşme hükümleri çerçevesinde, ihtarname ile verilen sürenin sona ermesi sebebiyle sözleşmenin feshi kararını aldı. Böylece Referans'a yaptığı açıklamada "Bu stadı ya ben yapacağım ya da ben" diyen Eren Talu'nun inşaatla ilişkisi kesilmiş oldu. TOKİ, stadın bitirilmesi için yeni ihale açmak dahil her yolun deneneceğini açıkladı.

TOKİ'den dün yapılan yazılı açıklamada spor kompleksi inşaatının onaylı iş programına göre yüzde 66 seviyesinde olması gerekirken yüzde 24'ler seviyesinde bulunduğu, işçi ücretlerinin zamanında ödenmediği, gerekli işçi, malzeme ve teçhizatın yüklenici firma tarafından sağlanamadığı, inşaatta herhangi bir çalışma olmadığı hususlarında yükleniciye noter kanalı ile ikinci kez fesih ihtarnamesi gönderildiği belirtildi.
 
Çalışmalar başlatıldı
Açıklamada, "İhale şartnamesi ve sözleşme hükümleri çerçevesinde, ihtarname ile verilen sürenin sona ermesi sebebiyle sözleşmenin feshi kararı alınması zorunlu hale gelmiştir. Bu noktadan sonra idaremiz tarafından gerekli tedbirler alınarak projenin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi için ihale yapılması dahil, tüm çalışmalar başlatılmıştır" denildi.

Açıklamada, İstanbul Seyrantepe'de 52 bin seyirci kapasiteli spor kompleksi inşaatının yüklenicisi Eren Talu'nun, söz konusu işi ihale şartları doğrultusunda bitirmekle yükümlü olduğu halde, inşaatı yürütmekte zorlandığı ve idareden hisse devri talebinde bulunduğu kaydedildi.

Bu talep üzerine TOKİ'nin, hisse devrine izin vererek yüklenicinin yeni bir ortak edinmesini kabul ettiği belirtilen açıklamada, buna rağmen yüklenicinin inşaatı iş programına uygun yürütemediğinin ve işçi alacaklarını zamanında ödemediğinin tespiti üzerine, yüklenicinin idare tarafından sözlü olarak defalarca uyarıldığı ve birinci fesih ihtarnamesinin 19 Haziran 2008 tarihinde çekildiği hatırlatıldı.
 
Kolaylıklar sağlandı
Açıklamada yüklenicinin, projeyi yürütebilmesi için kredi kullanılmasından dolayı idarenin kefil olmasını talep ettiğini ve idarenin de kefalet vermeyi kabul ettiği ifade edildi ve şöyle devam edildi:
"Türk sporu ve Galatasaray camiasının hassasiyeti, spor kompleksinin İstanbul'a kazandıracağı vizyon ile Türk ekonomisine olan katkısı dikkate alınarak, spor kompleksi inşaatının sağlıklı bir biçimde yürütülerek tamamlanması için idaremiz, bugüne kadar projeye ve yükleniciye gerekli her türlü kolaylığı ve desteği sağlamıştır.

Bu noktadan sonra idaremiz tarafından gerekli tedbirler alınarak projenin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi için ihale yapılması dahil, tüm çalışmalar başlatılmıştır."

Seyrantepe'nin 2 yıllık serüveni
19 Temmuz 2007- İhalede en yüksek teklifi Talu-Alke verdi.
3 Aralık 2008- Temeli Başbakan attı. 19 Haziran 2008 TOKİ, Talu'ya ilk ihtarı çekti.
20 Kasım 2008- Dhabi Group ve Zarooni Talu'ya % 51 ortak oldu.
25 Mayıs 2009- Talu'ya ikinci kez ihtar çekildi. 1 ay süre verildi.
29 Haziran 2009- TOKİ'nin verdiği süre doldu.
2 Temmuz 2009- İhale feshedildi.

Talu'nun yatırımı yandı
TOKİ Seyrantepe için yeniden ihaleye çıktı. Böylece Talu'nun yatırdığı 18 milyon TL'lik teminat ile yaptığı 86 milyon dolar yatırım feshedilmiş oldu. Eren Talu, stad karşılığında Ali Sami Yen Stadı yerine bir proje yapacaktı.

EKOTRENT

3/7/2009

Tiryakiler Bu Haberi Mutlaka Okuyun

Halk olarak çok çay tüketiyoruz. Fakat çay tüketiminde bazı şeylere dikkat etmek gerekiyor.



Türkiye'nin hangi şehrine giderseniz gidin, hangi restoran veya lokantaya girerseniz girin yemekten sonra garson size çay ikram etmek ister ya da garsonun ikram etmesine zaman bırakmadan siz çayınızı zaten istemişsinizdir.

Misafirliklerde de aynı şey geçerli, evlerimizde de. Öğle yemeği veya akşam yemeği fark etmez, yemekten kalkar kalkmaz çaylar demlenmeye başlanır. Türkiye'de bu beslenme davranışı pek çok kişide artık bir alışkanlıktır.

Bu alışkanlığımız, sağlıklı beslenme açısından bakıldığında çok doğru bir davranış değildir. Çünkü yemekten hemen sonra içilen çay, demir içeren besin tüketildiyse, yemekle birlikte alınan demir (Fe) mineralinin vücut tarafından kullanımını sınırlar. 'Bu ne demektir?' Örneğin; yemekte kırmızı et yemiş olun (kırmızı ette yüksek oranda demir bulunur). Yemeğin hemen ardından çay içtiğinizde vücudunuz, köfteden gelen demirden tam olarak faydalanamayacaktır; çünkü çayda bulunan 'tanen', demirle bağlanarak demir emilimini azaltıcı etki gösterir. Kahve için de aynı şey geçerlidir.

Çayı yemekten en az 1 saat sonra için

Yemekten en az 1 saat sonra tüketilen çay ve kahvenin demir emilimini etkilemediği biliniyor. Peki demir yeteri kadar alınamaz veya vücut tarafından kullanılamazsa ne olur? Demir eksikliğinde anemi dediğimiz kansızlık oluşur. Anemi, ülkemizde çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Ekonomik durum, beslenme alışkanlıkları ve daha pek çok etken kansızlığın meydana gelmesinde rol alır. Tabii bu etkenlerden biri de çaya olan düşkünlüğümüz diye düşünüyorum. Demir eksikliğine dayalı kansızlıkta, renk solukluğu, halsizlik, yürüyüş ve hareketlerde isteksizlik, efora tahammülsüzlük görülür.

Bunlara dikkat edin...

Eğer aneminiz varsa; siz herkesten daha çok dikkat etmelisiniz. Çay tüketiminizi yemekten 1-2 saat sonraya kaydırmaya çalışın. Çayınızı mümkün olduğunca açık için, hatta limon ekleyin. Böylece bir miktar C vitamini de almış olacaksınız.

Sağlıklı yaşamak elinizde

Sigara ve alkol kullanıyorsanız, doğru kiloda değilseniz, stresli bir iş ve özel hayat içinde gergin, kendinizde barışık olmaktan uzak yaşıyorsanız, spor yapmıyorsanız, beslenmeniz düzensiz ve özensiz ise, mükemmeliyetçi bir yapıya sahipseniz, hobiniz yoksa hayatın nefes alan pencerelerini açamamışsınız demektir. Sağlıklı yaşayamadığınız için yaşlandıkça da sağlıklı olmanız beklenemez. Bu durumda, sihirli bir değnek veya masallardaki gibi içilen bir avuç suyla gençlik iksirine kavuşamayacak olduğunuz ve yaşlanmanın önüne geçemeyeceğiniz anlamına gelir.

Sağlıklı bir yaşam için doğal ve masrafsız öneriler

Düzenli sağlık kontrolünüzü yaptırın. Böylece belirti vermeyen hastalıkları saptayıp, erken önlem alırsınız.

Yaşınıza uygun fiziksel aktiviteyi belirleyin ve düzenli olarak yapın, ideal kilonuzu koruyun.

Stresi azaltan hayat tarzı değişiklikleri benimseyin ve hobi edinin

Daha az basit şeker, daha az tuz, daha az yağ kullanıp meyve sebze ağırlıklı beslenin, yeterli su için, mümkünse organik maddeler tüketin, katkı maddeli ürünleri kullanmayın

Fiziksel zarar vericilerden uzak bir hayat yaşayın (Sigara, duman, U.V ışınları, radyasyon, kimyasal bileşikler)

Tatil yapın.

Sağlıklı bir uyku düzeni sağlayın.

Sevin, sevilin mutlu bir aile kurun.

En önemlisi kendinizle barışın, mutlu olun, bol bol gülün ve hayata olumlu bakın.

AKTİFHABER

3/7/2009

Ölümünün üzerinden 9 yıl geçti

Sinema tarihine adını yazdıran Kemal Sunal'ı ailesi ve dostları ölüm yıldönümünde anlattı.



Türk sinemasının gülen ve güldüren adamıydı. Türkiye'nin Şabanı'ydı. Kemal Sunal ölümünün 9. yılında Habertürk'te Parantez programında anıldı.

"TÜRK SİNEMA TARİHİNE GEÇMİŞ BİR İNSAN"
Programa katılan Gazete Habertürk Yazarı ve Sinema eleştirmeni Mehmet Açar ünlü oyuncu ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle anlattı: "Türk sinemasında Kemal Sunal'ın yeri başka. Onun tiyatro geçmişi çok önemli. Çok iyi bir oyuncu ve halkı çok iyi biliyor. O küçük pazarda büyümesi, daha sonra Vefa Lisesi, tiyatro geçmişi ve Ertem Eğilmez ekolü. Ertem Eğilmez ekolü çok sağlam bir ekoldür. Eğilmez bir anlamda Türk tiyatrosunun geçmiş özelliklerini çok iyi bilen birisi. Orada aldığı eğitimle birlikte yaptığı iş aslında çokta bilinçli bir işti. Kemal Sunal, geleneksel Türk Tiyatrosu'nun o İbiş karakterinin çok farklı bir versiyonunu yaptı aslında, tüm bu saflıklar içerisinde. Ve unutulmaz bir hale geldi. Sunal'ın sözel yönü de güçlü. Komedi zamanlamadır. Bunu çok iyi biliyor. Hitap etmeyi, seyirciyi alıp götümeyi çok iyi başarıyor. Bugün televizyonlarda bu kadar reyting almasa da, sadece sinemada yaptığı 100'e yakın filmle bile zaten Türk sinema tarihine geçmiş bir isimdi.

"DOSTLARI ONU UNUTMADI"
Kemal Sunal'ın Zincirlikuyu'daki mezarı başından canlı yayına bağlanan Gül Sunal, duygularını anlattı: "Bana sürekli şu soru soruluyor. 'Kemal Bey'in filmleri sürekli televizyonlarda ve siz telif alabiliyor musunuz?' diye. Ben bundan dolayı üzülmüyorum. Çünkü onun filmlerinin televizyon ekranlarından yayınlanması 4-5 yaşlarında hayranlarının olmasına yol açıyor. Bundan dolayı biz mutluyuz. Dostları onu unutmadı. Ölüm yıldönümü yaklaşana kadar hepsi beni aradılar, evimize geldiler. Belki bugün-yarın da birlikte olacağız birçok arkadaşıyla. Her zaman yanımdalar. Onlara minnet borçluyum"

"KEMAL SUNAL'IN KIZI OLMAK GURUR VERİCİ"
Ezo Sunal ( Kızı): "Kemal Sunal'ın kızı olmak çok gurur verici. Kardeşim Ali'yle de konuştuk. Ali 3 aydır yok vatani görevini yapıyor. Burada olamamasının çok geçerli sebebi var. Biz 3 kişilik küçük bir aileyiz. O da mektubu ile katıldı bize. "

"HALKIN SEVGİLİSİYDİ"
Halit Akçatepe (Sanatçı): "Kemal Sunal sinemada olduğu sürece çok başarılıydı. Çok güzel işler yaptı ve halkın sevgilisi oldu. Çok güzel bir insandı. Her yaptığı işte başarıyı yakaladı. Ama bunun altında kesinlikle ve kesinlikle Ertem Eğilmez'i aramak şarttır. Çünkü Kemal Sunal'ı oraya getiren odur."

"O GÜN BÜTÜN TÜRKİYE'NİN EVİNDEN CENAZE ÇIKTI"
Ayşen Gruda (Sanatçı): "Ben en çok Kemal Sunal'ın insan tarafını anlatmak isterim. Kemal iyi bir aile babasıydı. Eşine, çocuklarına sevgi ve saygıyla, özveriyle yaklaşırdı. Çok iyi bir baba çok iyi bir eşti. Ve çok iyi bir İstanbul insanıydı. İstanbul beyefendileri denir ya artık öyle insanlar çok az. Ama ben o öldüğü zaman da söylemiştim. O gün bütün Türkiye'nin evinden bir cenaze çıktı. Halkın onu bu kadar sevmesi heralde tesadüf değildi. Muhteşem bir sinematografik bir suratı vardı Kemal'in. Bir komedyen daima çocuk gözlerle ve iyi bir yürekle hayata bakarsa böyle başarılı olabilir diye düşünüyorum."

ENSONHABER

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Sitene Ekle
Blogcu ile yapıldı
Site EkLe, Hit Kazan, Toplist, Hit Al, Hit Kazan
Zirve100 www.sitemerkezi.net Pagerank Webmaster Bloglar Alemi